Her şey, o hırçın deniz kıyısında başladı.
Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir iş hayatı, içeriden bakıldığında ise bitmek bilmeyen bir savaş. O, şirketin en tepesindeki acımasız yönetici; ben ise sadece onun hatalarını düzeltmek zorunda olan sıradan bir çalışan.
İlk karşılaşmamız nefretle mühürlendi. Gökyüzü mavisinden nefrete, kurumsal nezaketten saf öfkeye evrilen bir kaosun içindeyiz.
Aramızdaki profesyonel mesafe, birbirimize olan gıcıklığımızla her gün biraz daha daralıyor.
Ancak unutulan bir şey var: En derin yaralar en sessiz sularda açılır.
Birlikte kurduğumuz bu sessiz gölün kıyısında, birbirimizi yok etmeye çalışırken aslında aynı uçuruma düşüyoruz.
Şimdi soru şu; aramızdaki bu gürültülü nefreti aşka mı dönüştüreceğiz, yoksa birbirimizi o uçurumda mı bırakacağız?
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
Beğendim kurgu anlatiıș güzel